https://www.faz.net/-gqz-98e4v

Doğan Grubu’nun : Türkiye’de artık medyanın da tek “patron”u var

  • -Aktualisiert am

Peki gazeteleri satın alan Demirören Grubu kim? Son satın almanın önemi, Demirörenlerin geçmişiyle daha iyi anlaşılıyor. Baba Erdoğan Demirören ve çocuklarının yönettiği grup, 2011 yılına kadar madencilik, enerji ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteriyordu. Ancak iktidarın talebiyle, Doğan Grubu’nun elindeki iki gazeteyi satın alarak medya sektörüne girdiler. Kaçakçılık davası nedeniyle elindeki en değerli şirket olan Petrol Ofisi’ni satmaya zorlanan Doğan Grubu, Rekabet Kurulu’nun “Çok büyüksünüz, küçülmeniz gerek” baskısı üzerine medyada da bu satışı gerçekleştirmişti. Aynı kurul, Demirörenlerin 7 yıl sonra Doğan’ın elinde kalan her şeyi almasına bugün elbette sesini çıkarmayacak.

Demirören Grubu’nun Türkiye’nin en büyük medya tröstü haline gelmesi, halkın haber alma özgürlüğüne büyük zarar verecek. Daha önce satın aldıkları gazetelerin yayın çizgisini hızla değiştirmeleri, muhalif sayılan muhabir ve yazarları bir gecede kapının önüne koymaları sicillerine dair önemli unsurlar. Ancak birkaç yıl önce internete sızan bir telefon görüşmesi, önceki günkü satışın ne anlama geldiğini tam olarak anlatıyor.

Demirörenler’in satın aldığı Milliyet gazetesi, devletin PKK ile pazarlık yaptığı süreçte örgütün tutuklu lideri Abdullah Öcalan’ın cümlelerini haberleştirdi. Bu habere dek Milliyet’i kısa sürede iktidarın dümenine sokan, hatta gazeteyi satın alır almaz Erdoğan’ı arayarak “Bir talimatınız olur mu, gazetenin başına kimi getirelim” diyen baba Demirören bu manşet yüzünden hayatının şokunu yaşadı. “İmralı Zabıtları” manşetine öfke kusan Erdoğan önce kameraların önünde “Batsın sizin gazeteciliğiniz” dedi. Ardından telefona sarılarak 79 yaşındaki medya patronunu fırçaladı. Bütün Türkiye’nin dinlediği telefon kayıtlarında Demirören, kendisini affettirmek için ağlayarak Erdoğan’a şöyle sesleniyordu: “Üzdüm mü seni patron? Ben bu işe kimin için girdim?” Birkaç gün sonra Milliyet’in yayın yönetmeni Derya Sazak kovuldu. Demirören’in elindeki gazetelerde o günden sonra “patronu üzecek” hiçbir haber yayınlanmadı.

Doğan Grubu, önceki güne kadar elinde tuttuğu medyayla Erdoğan’a karşı muhalefet yapmıyordu. Ancak yine de ana akımın temsilcisi olarak farklı seslere yer verebiliyordu. Bu medya grubunu, karşısındaki “yüzde 50”yi etkilemek için kullanmak Erdoğan'a yetmedi anlaşılan. Kendisi için ölüm kalım anlamına gelen 2019 öncesinde hiçbir çatlak sese tahammülü yoktu. Gri sevmeyen bir cumhurbaşkanımız var bizim… Türk filmlerinin meşhur tiradına göre oynuyor kartları: “Ya benim olursun ya kara toprağın…”

Türkiye’deki bu satın almanın yaşandığı gün Meclis’ten bir yasa daha geçti. Hani alternatif medya olarak görülen internet medyası da, tamamen devletin kontrolüne geçti. Artık internet medyasını da devletin sansür kurulu denetleyecek. Dilediği siteyi veya yayını, mahkeme kararı olmaksızın yasaklayabilecek.

Erdoğan birkaç gün öncesine kadar mitinglerinde partililere 4 parmağını göstererek “Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan” diye sesleniyordu. Belli ki artık buna “Tek medya”yı da ekleyerek 5. parmağını da sayacak. Bize de, o 5 parmağı sallayarak “Gazeteciliğe elveda…" demek düşecek.

Weitere Themen

Rezo kritisiert die Medien

Youtuber vs. Print : Rezo kritisiert die Medien

Drei Tage vor der Europawahl wurde der Youtuber Rezo mit einem Video bekannt, in dem er harte Kritik an der CDU übte. Jetzt nimmt er sich die Zeitungen vor.

Hoffnung im Ansicht der Apokalypse Video-Seite öffnen

Filmkritik „Endzeit“ : Hoffnung im Ansicht der Apokalypse

Blutverschmierte Münder, abgehackte Gliedmaßen und non-stop Action – so kennt man als geneigter Zuschauer das Zombiefilm-Genre. Wie sich der deutsche Film „Endzeit“ dagegen abhebt, und warum man gerade als Nicht-Zombie-Fan den Gang ins Kino wagen sollte erklärt FAZ-Redakteur Andreas Platthaus.

Topmeldungen

Jeder hat sein Kreuz zu tragen: Matteo Salvini am Strand auf Sizilien.

Italienische Regierung : Ohne den Segen des Papstes

Italiens Innenminister Salvini gibt sich gerne als gläubiger Christ. Damit hat er den Zorn Franziskus’ auf sich gezogen – und am Ende auch den des scheidenden Ministerpräsidenten Conte.

An Scholz’ Seite : Manchmal liegt das Glück ganz nah

Das Rennen um den SPD-Vorsitz geht weiter: Wofür die Kandidatin an Scholz’ Seite steht – und wieso der erfolgsverwöhnte Niedersachse Stephan Weil plötzlich beschädigt ist.

Newsletter

Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.