https://www.faz.net/-gqz-9n0k6

İstanbul’da yenilenen seçimler : Sanatçılara Saray kuşatması: Sizin için her şey güzel olmayacak!

  • -Aktualisiert am

#AllesWirdSehrGut: der Wahlslogan von Ekrem Imamoglu, dem Gewinner von Istanbul, dessen Wahl annulliert wurde, ist zum Begriff geworden. Bild: AP

Muhalefeti İstanbul seçimlerinde oy çalmakla suçlayanlar, rakiplerinin hem vaatlerini hem de sloganını çaldı. Seçmen iradesine sahip çıkan sanatçılara da Saray’dan kuşatma var: Sizin için her şey güzel olmayacak!

          Almanca gibi, başka dillerde olmayan “fremdschämen” ya da “schadenfreude” gibi sözcüklerimiz yok bizim. Hani dört beş sözcüğü bir araya getirdiğiniz, birleşince bambaşka anlamlara yol açan, Almanca öğrenmeye teşebbüs edenlerin okumak isterken bayılıp düştüğü sözcüklerimiz de pek yoktur. Ama Türkçemiz atasözleriyle oldukça zengindir. Neredeyse her uzun hikayeyi, birkaç sözcükle anlatabildiğimiz atasözlerimiz var bizim. Türkiye’yi 17, İstanbul’u 25 yıldır yöneten Erdoğan’ın bu uzuuuunhikayesini de, bir atasözüyle kısaca özetlemek mümkün: “Yenilen pehlivan, güreşe doymazmış.”

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde, İstanbul başta olmak üzere 11 büyükşehri kaybetmişti. Hem ekonomik, hem de siyasi açıdan İstanbul’u kaybetmeyi hazmedemeyen Erdoğan, kendi kontrolündeki seçim kurulu üzerinden İstanbul seçimlerini iptal ettirdi. “Güreşe doyamayan” Erdoğan yüzünden İstanbullular 23 Haziran’da yeniden sandık başına gidecek. Erdoğan’a soracak olursanız, ortada bir yenilgi yok. Ona göre, muhalefet oyları çalarak kazandı. Hatta, “Seçim yenileniyorsa, orada demokrasi işliyor demektir!”

          Kazandığı belediye başkanlığı elinden alınan CHP’li Ekrem İmamoğlu ise aynı görüşte değildi elbette. Karara isyan eden İmamoğlu; kamuoyunun, özellikle iş ve sanat dünyasının tepki göstermesini istedi: “İstanbullulardan ricam, haklılığımızı herkese anlatsınlar. Sanatçıymış, konuşamazmış, iş insanıymış konuşamazmış. Artık konuşma vakti.” Bu talep sebepsiz değildi. Erdoğan iktidarının yarattığı iklim yüzünden, başına bir şey gelmesini istemeyen herkes hukuk dışı uygulamalara sessiz kalıyordu bu ülkede.

          Bülent Mumay

          Çok şaşırtıcı bir şey oldu, İmamoğlu’nun bu konuşmayı yaptığı 6 Mayıs akşamı, Türkiye’de korku duvarı aniden yıkıldı. Türkiye’nin en ünlü oyuncuları, şarkıcıları, yazarları seçimlerin iptal edilmesine yönelik tepkilerini sosyal medya üzerinden gösterdiler. Çok da bir şey yapmadılar. Ekrem İmamoğlu’nun seçim sloganı #HerŞeyÇokGüzelOlacak ifadesini paylaştılar sadece. Akabinde, şaşırtmayan bir şey oldu elbette… Seçim tekrarına tepki gösteren sanatçılar hem tehdit hem de yaptırımlarla karşı karşıya kaldı.

          İlk tehdit, Erdoğan’ın 1000 odalı Saray’ında arşivi yöneten bürokrattan geldi. Muhammet Safi adlı Saray yöneticisi, etiketi paylaşan sanatçıları fişledi. Tek tek isimleri yazdığı listeyi, sosyal medya hesabı üzerinden “Kaydettik” notuyla paylaştı. Dünyanın her dilinde çok açıktı söylediği, “Kenara not ettik, hesaplaşacağız.” Erdoğan da sessiz kalmadı: “Sanatçı, sanatıyla konuşur, bu tür insanlara dalkavukluk yapmaz.” AKP’li milletvekili Kenan Sofuoğlu ise sanatçılara “Yediği kabı pisleyen nankörlersiniz” dedi. Ama en net tehdit, AKP’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım’dan geldi: “Taraf tutmak, sanatçının kariyerine faydalı olmaz…”

          Aslında pek o kadar haklı değildi Yıldırım. Çünkü Türkiye’de Erdoğan’ın çevresinde kümelenmek, bazı oyuncu ve şarkıcıların kariyerlerine epey “faydalı” olmuştu. Erdoğan’ın mitinglerine katılıp destek veren, özel yemeklere davet edilen oyuncuların önü açılıyordu. Saray’ın kontrolündeki televizyonlarda roller kapıyor, Erdoğan’ın mesajlarının yayıldığı tarihi diziler üzerinden milyonlar kazanıyorlardı. Şarkıcılar da AKP’li belediyelerin konserlerine çıkıyordu. Hatta içlerinden biri, okullarda dağıtılacak müzik enstrümanları ihalesi üzerinden milyonlar kazanmıştı.

          Ama bir o kadar haklıydı Yıldırım. Taraf tutmak, bazılarının kariyerlerine faydalı olmuyormuş. Erdoğan’ın seçimleri iptal ettirmesine tepki göstermek, sanatçılara pahalıya patladı. Pop yıldızı Sibel Tüzün’ün devlet radyosundaki programı, #HerŞeyÇokGüzelOlacak dediği için iptal edildi. Kültür Bakanlığı, Türkiye’nin en ünlü müzisyenlerinden Cahit Berkay’a ödül vermekten son dakikada vazgeçti. AKP’li bir belediye Başkanı, İmamoğlu'na destek veren sanatçıların kente girişini yasakladı! Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, “Şehrimizde yapılacak en küçük bir programda sahne alamayacaklar!” dedi. İktidar yanlısı bir gazeteci, okurlarına şu çağrıyı yaptı: “Bunların TV’de en küçük bir şekilde yer aldığını görürseniz, bana ihbar edin!”

          Bu hamleler, sıradan vatandaşları tepki göstermekten alıkoyamadı. İstanbul’da Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın statlarında “Her şey çok güzel olacak sloganları” yükseldi. Erdoğan, bunun üzerine taraftarları da kulüpleri de tehdit etmekten geri durmadı: “Ya bu statları biz yaptık, biz. Bunlar yanlış yolda. Ama biz düzelteceğiz. Hepsi kayda giriyor.” İnsanların ağızlarını henüz bantlamadılar ama İstanbul Valiliği, #HerŞeyÇokGüzel olacak yazılı pankartları yasakladı.

          Son bir not… Muhalefeti oyları “çalmak”la suçlayan Erdoğan, #HerŞeyÇokGüzel olacak sloganına engel olamayınca ne yaptı dersiniz? AKP’nin 23 Haziran seçimleri için yeni sloganını #DahaGüzelOlacak olarak belirledi!

          Saray’ın İstanbul’u bir kez daha kaybetme korkusunun ne seviyede olduğunu anlamak için son bir örnek vereyim size. AKP’li belediye, muhafazakar görüşleriyle tanınan başörtülü yazar Ayşe Baykal’ı, şu satırları yazdığı için işten attı: “İmamoğlu’na oy vermedim ama ona oy verenlerin hakkına saygısızlığa razı olamam.” Daha trajik olanı, Baykal ile birlikte belediyede engelliler için proje üreten kız kardeşi de 6 yıldır çalıştığı kurumdan çıkarıldı.

          Erdoğan’ın İstanbul korkusunu anlatmak için Türkçe bir atasözüyle başlamıştım, öyle de bitireyim yazıyı: “Korkunun ecele faydası yok.”

          Weitere Themen

          Mäßig begeistert

          Die Netflix-Serie „Dschinn“ : Mäßig begeistert

          Lampenfieber: Mit „Dschinn“ hat Netflix seine erste arabischsprachige Serie produziert. Sie verlässt sich eher auf bewährte Universalkonzepte als auf regionale Anknüpfungspunkte.

          Wer ist der Mensch hinter „Der Herr der Ringe“? Video-Seite öffnen

          Filmkritik „Tolkien“ : Wer ist der Mensch hinter „Der Herr der Ringe“?

          Im Biopic „Tolkien“ erfährt der Zuschauer, woher der Schöpfer von „Der Herr der Ringe“ und „Der Hobbit“ seine Ideen für die weltbekannten Mittelerde-Romane nahm. Tilman Spreckelsen hat den Film bereits gesehen – und ist nicht ganz überzeugt.

          Topmeldungen

          Mordfall Lübcke : Die Falle der AfD

          Die AfD ist an Scheinheiligkeit nicht zu überbieten. Die Krokodilstränen über den Tod eines Repräsentanten des „Systems“, das sie aus den Angeln heben will, kann sie sich sparen.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.