https://www.faz.net/-gqz-9q0dt

Erdoğan’dan medyaya yeni darbe : İnternete “susturucu” taktılar!

  • -Aktualisiert am

Mesele sadece online video ve ‘podcast’lerin RTÜK tarafından denetlenmesi de değil. Alternatif medyalarını üretenler, yeni yönetmelikle geleneksel radyo ve televizyonlarla eş tutuldu. Yani yayın yapabilmeleri için, artık hem lisans satın almak, hem de sakıncalı olmadıklarına dair “ulusal güvenlik belgesi” almak zorunda kalacaklar. Bu da yetmiyor, video odaklı internet yayıncılığı yapıyorsanız, Türkiye’de şirket kurup ofis açmanız gerekecek. Dijital platformlar, Ankara’yı kızdıracak yayınlar yapmayacak olsalar bile büyük mali yüklerin altına girecek. Lisans ve şirket kurma zorunluluğu, küçük girişimlerin önünü kesecek, sermaye yapısı güçlü medya tekellerinin daha da avantajlı konuma getirecek.

Hani çok izlenmelerine rağmen gelirleri oldukça düşük olan alternatif dijital platformları gereken parayı bulup lisans alırlarsa ne olacak? RTÜK’ün denetim kriterleri, internet mecrasını da TV’lere dönüştürecek. Eleştirel içeriklerin, lisans iptaline kadar varan cezalarla engelleneceği çok açık. Ama online yayın yapan Netflix gibi yayın yapan platformları da iyi bir gelecek beklemiyor. Türkiye’de normal televizyonların RTÜK baskısıyla neye dönüştüğüne bakınca, internette de hedefin ne olduğunu tahmin etmek güç değil. Sigaranın mozaiklenmesi bir tarafa, masada duran boş kadehler bile karartılıyor. Bir pop şarkıcısının klibini yayınladıkları için “müstehcenlik”ten ceza alanlar, giyinen bir kadının duvardaki gölgesini bile buzluyor. Mesele sadece görüntüde de değil. Altyazılar bile, ceza sebebi olabiliyor. RTÜK’ün gazabına uğramamak için yabancı dizilerde geçen “Bir bira ister misin?” cümlesindeki bira, “içecek”e dönüşüyor. “Prezervatif” sözcüğü bile, sakıncalı bulunarak “susturucu”ya çevriliyor.

Ama bizi yönetenlerin hakkını yememek lazım. İnternet yayıncılığını da denetim kapsamına alarak, dünyanın en gerici rejimlerinin bile akıl etmediği bir ilke imza attılar. Bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce, Netflix’in kurucusu Reed Hastings, “İnternet yayıncılığına müdahale gelirse ne yapacaksınız?” sorusunu şöyle yanıtlıyordu: “Biz Suudi Arabistan’da, Pakistan’da varız. Yani oralarda sorun çıkmayacak da, Türkiye’de mi çıkacak? Böyle bir şey düşünemiyorum.” Hastings’in düşünemediğini iktidarımız düşünmüştü…

Yönetmeliğin, iktidara yakın “düşünce kuruluşu” SETA’nın Türkçe yayın yapan yabancı internet sitelerini fişlediği raporun ardından gelmesi de enteresan. SETA, özellikle Türkiye’de ana akım TV’lerin yapamadığı haberleri internet üzerinden yayınlayan Deutsche Welle gibi kuruluşlara karşı hükümetin önlem almasını önermişti. Ankara, interneti de RTÜK’e bağlayarak gerekli “önlem”i almış görünüyor.

“Önlem”lere uymayı düşünmeyenler, yabancı pasaportlarına da fazla güvenmesinler bence… Adalet Bakanımız, birkaç gün önce havalimanlarında mahkeme kurulacağı müjdesi verdi! Yasaları ihlal edenler, Türkiye’yi ziyaret edince valizlerine kavuşmadan yargıç kürsüsüyle karşılaşacak. Nankörlük etmemek gerek, adaleti ayağımıza getiren bir memleketteyiz biz. Bahse varım Netflix’in kurucusu bunu da düşünememiştir!

Weitere Themen

Heldinnen und Drachen

Ihr Mittwoch auf der Buchmesse : Heldinnen und Drachen

Wann sitzt der Buchpreisträger auf dem Blauen Sofa? Wie viele Frauen zählt der Literaturbetrieb? Und wo gibt es einen Kaffee zwischendurch? Weil zwischen Smoothie-Bikes und Lesebühnen die Orientierung flöten gehen kann: Unsere Vorschläge für den Messe-Mittwoch.

Topmeldungen

Boris Johnson am Dienstag in London

Brexit-Gespräche : Zollgrenze in der Irischen See?

Zum Start der Brexit-Verhandlungen in Brüssel am Mittwoch gibt es Gerüchte, London habe Zugeständnisse gemacht. Die Idee stößt in Großbritannien jedoch schon auf Kritik.

Newsletter

Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.