https://www.faz.net/-iha-9bx4a

İstanbul’dan mektuplar : „Yeni Türkiye”den ilk haberler

  • -Aktualisiert am

Statt Terroristen zu verfolgen, bedroht der türkische Innenminister die Kurdenpartei HDP: Süleyman Soylu mit Präsident Erdogan und Polizisten Anfang April in Ankara. Bild: Reuters

24 Haziran’da eski Türkiye’nin son, yeni Türkiye’nin ilk seçimlerini yaptık. Erdoğan’ın zaferini ilan ettiği seçimlerden sonra geçirdiğimiz ilk hafta, yeni Türkiye’nin neye benzeyeceğini şimdiden ortaya koydu.

          Size İstanbul’dan bu satırları yazan gazeteci, bu hafta 41. yaşını geride bıraktı. Sadece ömrünün değil, 21 yıllık gazetecilik hayatının 16 yılını, Erdoğan’ın iktidarı altında geçirdi. Bu süreçte kendisi dahil, onlarca meslektaşının gözaltına alınmasına tanıklık etmedi sadece. Türkiye’nin -eksik gedikleri de olsa- demokrasiden otokrasiye yolculuğunu büyük bir endişeyle yakından izledi. Erdoğan’ın, kendi deyimiyle “demokrasi tramvayı”ndan ne zaman ineceğini takip edip durdu. Ve 41. yaşını tamamladığı günlerde, Erdoğan kendisini 5 yıl daha Saray’da tutacak seçimi kazandı. 

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Yukarıda sözünü ettiğim gazeteci, yani ben, İstanbul'dan size gönderdiğim mektuplarda, Erdoğan’ın 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini bastırma gerekçesiyle muhaliflerini nasıl yok ettiğini yazdım. Darbeyle ilgisi olmayan binlerce akademisyen, öğretmen ya da kamu görevlisinin başına gelenleri anlatmaya çalıştım. Erdoğan’ın siyaseten risk gördüğü muhalefet milletvekillerini nasıl tutukladığını yazıp durdum. Kendi iktidarını uzatmaktan başka hiçbir şey düşünmeyen Erdoğan’ın yeniden kazanması halinde Türkiye’nin nereye evrilebileceğini tahayyül etmeye, bu kâbusu da size tasvir etmeye çalıştım. Ama 24 Haziran’daki son seçimin hemen ertesinde yaşadıklarımız; somut gerçekliğin, korkunç bir tahayyülden nasıl daha kötü olabileceğini gösterdi.

          Gelin size, Erdoğan’ın 21 yıl başımızda kalmayı garantilemesinden hemen sonraki hafta yaşadıklarımızı günbegün anlatayım. Erdoğan’ın “Yeni Türkiye”sinden ilk haberleri paylaşayım. 

          Bülent Mumay

          Pazartesi: Seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra Erdoğan yanlıları “zafer”lerini kutlamak sokaklara döküldü. İstanbul’un orta yerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla sokağa çıkan bir grup, havaya ateş açarak Erdoğan lehine sloganlar attılar. En ufak bir muhalif gösteriyi şiddetle bastıran polis, ülkenin en büyük metropolündeki bu silahlı kutlamaları izlemekle yetindi.

          Salı: Erdoğan’ın ittifak yaptığı aşırı milliyetçi MHP’nin Lideri Devlet Bahçeli, gazetelere ilan vererek seçimden önce kendisini eleştiren gazetecileri hedef gösterdi. Bahçeli, partisi hakkında yorum yapan gazetecilerin adlarını tek tek sıraladığı ilanda “Onları unutmayacağız” dedi.

          Çarşamba: Seçim gecesi AKP’nin sandık görevlilerinden biri, terör örgütü PKK tarafından öldürülmüştü. Katilleri yakalamakla sorumlu olan İçişleri Bakarı Süleyman Soylu, görevini yapmak yerine muhalefet partisini tehdit etti. Kürtlerin partisi HDP’nin eş başkanı Pervin Buldan’ı arayan Soylu, “Sizi artık yaşatmayacağız” dedi. Buldan’ın bu tehdidi açıklamasından sonra Bakan Soylu basın toplantısı yaparak tehdidini gururla savundu.

          Perşembe: PKK’nın eylemlerini durduramayan İçişleri Bakanı, muhalefeti şeytanlaştırmaya devam etti. Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP’nin yetkililerinin şehit cenazelerine alınmamaları içine talimat verdiğini açıkladı. Bu açıklamanın yapıldığı günkü bir şehit cenazesinde CHP İl Başkanı protokole alınmadı, partinin şehit yakınlarına gönderdiği çelenk parçalandı.

          Weitere Themen

          Erdoğan sandıktan gereken dersi aldı mı?

          İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan sandıktan gereken dersi aldı mı?

          23 Haziran hezimeti, bir siyasi partinin 25 yıldır yönettiği bir kenti kaybetmesinden ibaret değil. Erdoğan’ın kişisel olarak kaybetmeye başlamasının da miladı. Ama daha önemlisi; 23 Haziran, bir siyasetçinin peş peşe yaptığı hatalarla rakibini kendi koltuğuna hazırlamaya başladığı tarih ...

          Hakuna Matata Video-Seite öffnen

          Filmkritik „Der König der Löwen“ : Hakuna Matata

          25 Jahre nach dem Original kommt „Der König der Löwen“ als Neuverfilmung zurück in die Kinos. Die Tricktechnik überwältigt, doch der Spagat zwischen Königsdrama und Tierdoku will nicht so ganz gelingen.

          Erdoğan’ın uzun kolları: Sıra Türkçe konuşan yabancı medyaya mı geliyor?

          İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan’ın uzun kolları: Sıra Türkçe konuşan yabancı medyaya mı geliyor?

          “Yerli ve milli” basını prangaya almak ters tepti. Emirle tıpkı basım manşetler atan medyayı kimse izlemiyor artık. Gerçekler, Türkçe yayın yapan yabancı medya üzerinden halka ulaşınca, SETA devreye sokuldu. Fişleme raporları ya savcılara “hazır” bir iddianame olacak ya da vandallar için saldırılacak gazeteciler listesi olarak iş görecek.

          Topmeldungen

          Wahl von der Leyens : Eine pragmatische Lösung

          Das Europäische Parlament ist über seinen Schatten gesprungen und vermeidet mit der Wahl von der Leyens den Machtkampf mit dem Europäischen Rat. Der Erfolg der CDU-Politikerin sichert auch das Überleben der großen Koalition – fürs Erste.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.