https://www.faz.net/-iha-9kbtr

İstanbul’dan mektuplar : O başını, muktedirler ise tacizin üzerini örttü

  • -Aktualisiert am

Verteufelt lieber das Opfer eines sexuellen Übergriffs statt den Zivilpolizisten, der die demonstrierende Studentin bei der Festnahme begrapscht hatte, zu bestrafen: der türkische Innenminister Süleyman Soylu Bild: dpa

Erdoğan, yerel seçim yaklaştıkça, iktidarını tehdit eden her şeyi düşmanlaştırıyor. Muhalefeti, gazetecileri yeniden hedef tahtasına koyması sürpriz değil. Ama kendisine karşı eylem yaparken polis tacizine uğrayan türbanlı kadını bile şeytanlaştırması, kaybetme korkusunun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

          Türkiye’de bugünlerde tüm saatler 31 Mart’a ayarlı. İktidarı da, muhalefeti de, iş dünyası da yerel seçimlere odaklanmış durumda. Sıradan bir demokraside siyasi partilerin yerel seçime odaklanmaları normal ama Türkiye gibi bir ülkede ekonomi çevrelerinin de gözü seçim sandığında. 17 yıllık Erdoğan iktidarının ekonomik krize soktuğu Türkiye, güç sarhoşluğu yaşayan iktidarın biraz törpülenmesiyle dengelenecek mi? Yoksa Erdoğan liderliğinde demokrasiden, batılı değerlerden ve serbest piyasa ekonomisinden daha fazla mı uzaklaşacak? 31 Mart akşamı açılacak sandıklar, bu soruların da yanıtını verecek.

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Son bir yıldır hayat pahalılığı nedeniyle seçmen kaybetmeye başlayan Erdoğan’ın, ekonomiyi teslim ettiği damadı Berat Albayrak ile attığı adımların hiçbiri krize çare olmadı. Ülkeye yeni bir yatırım gelmediği gibi mevcut sanayi üretimi de neredeyse durma noktasına geldi. İktidarın varlığını reddetmesine rağmen piyasada ciddi bir durgunluk var. Üstelik durgunluk; otomotiv, beyaz eşya ya da elektronik ürünler gibi, kriz zamanlarında satışı düşecek ürünlerde değil sadece… İnsanlar günlük beslenmelerinden kısmaya başladı. Ülkenin nüfusu bir yılda yüzde 1,5 artarken, gıda tüketimi ve harcamaları yüzde 2,7 azaldı. En pahalı besinlerden biri olan kırmızı et tüketimi yüzde 31,2 düştü.

          Erdoğan’ın aksi yöndeki çağrılarına rağmen, yabancı para birimleri karşısında eriyen Türk Lirası’ndan kaçış da devam ediyor. Saray’ın ekonomi politikalarına güveni kalmayanlar, sadece Türkiye’nin nereye gittiğini fark eden vatandaşlar ya da yabancı yatırımcılar değil. Erdoğan’a yakın muhafazakar kitle de, birikimlerinin erimemesi için döviz mevduatı açıyor. İslam’da faiz haram olduğu için “faizsiz bankacılık” yapan kurumlardaki döviz mevduatı, yılbaşından bu yana 1.4 milyar dolar arttı. (Erdoğan’ın daha birkaç yıl önce dolara yatırım yapanları terörist ilan ettiğini de hatırlatmış olayım.)

          Bülent Mumay

          Yerel seçimler yaklaşırken ekonomideki yangını söndüremeyen Erdoğan, bildik yönteme başvuruyor: Kutuplaşmayı arttırmak. Kriz nedeniyle kendisini terk edecek seçmenler nezdinde muhalefeti şeytanlaştırarak yeniden kendisini işaret ediyor. Aşırı milliyetçi MHP ile kurduğu yerel seçim ittifakının karşısındaki herkesi “terörle işbirliği yapmak”la suçluyor sürekli. Devletin güvenlik ve istihbarat kurumlarını da bu söyleme alet ediyor: “Güvenlik güçlerimiz, PKK'nın tüm ümidini 31 Mart'ta zillet ittifakının başarısına bağladığını tespit ettiler.”

          Uzunca bir süredir yargının derin dondurucusunda bekletilen dosyalar da, kutuplaşmaya hizmet etmesi için yeniden tedavüle sokuluyor. Üzerinden 5 yıl geçmiş Gezi isyanı için hazırlanan iddianame açıklandı geçen hafta, aralarında Almanya’da ikamet etmek zorunda kalan gazeteci Can Dündar ve bir buçuk yıldır tutuklu Osman Kavala’nın bulunduğu 16 kişiye müebbet hapis cezası istendi. İstinaf Mahkemesi, aylarca tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan eski Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarını, terör suçundan yeniden mahkum etti. Önümüzdeki günlerde meslektaşlarımız yine cezaevine girecek!

          Erdoğan’ın bildik taktiğini sahaya sürdüğü günlerde, Türkiye’deki tüm klişe yaklaşımları, geleneksel politik kodları alt üst eden zincirleme bir olay yaşandı. Bu süreç, içinde birçok çirkinlik de barındırıyordu ne yazık ki… Oldukça şaşırtıcı ve bu ülke için umut verici olan yerinden başlayayım. Başörtülü üniversite öğrencisi Merve Demirel, sol örgüt davalarından tutuklu bulunanların ailelerinin Ankara’da yaptığı bir eyleme destek verdi. Bunda ne var demeyin, çünkü Erdoğan’a yakın oldukları varsayılan muhafazakarlar ile solcuların bir araya gelmesi pek mümkün değildir.

          Weitere Themen

          Topmeldungen

          Björn Höcke beim Wahlkampfauftakt der AfD Thüringen

          AfD-Wahlkampf in Thüringen : „Extrem bürgerlich“

          Beim Wahlkampfauftakt der Thüringer AfD in Arnstadt versucht die Partei, sich ein bürgerlich-konservatives Image zu geben. Doch vor allem die Aussagen eines Redners lassen daran Zweifel aufkommen – und es ist nicht Björn Höcke.

          Hoeneß versus ter Stegen : Abteilung Torwartverteidiger

          Das Schauspiel um die deutschen Torhüter geht weiter: Uli Hoeneß macht sich in einem Fernsehinterview die Welt, wie sie ihm für Bayern-Torwart Manuel Neuer gefällt. Er fordert unter anderem von süddeutschen Medien mehr Rückhalt und droht dem DFB.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.