https://www.faz.net/-iha-9lbay

İstanbul’dan mektuplar : Nasıl bir atmosferde seçime gidiyoruz?

  • -Aktualisiert am

Mit Bildern des inhaftierten Oppositionsführers Selahattin Demirtas: Frau beim kurdischen Neujahrsfest Newroz am Sonntag in Istanbul. Bild: Reuters

Demokrasinin sadece seçim sandığına indirgendiği bir ülkede yaşıyoruz. AKP, kaybetmemek için seçmenlerin oy tercihlerini şekillendirdiğini bütün süreçleri manipüle etti. Bu pazar kim kazanırsa kazansın, kaybeden Türkiye demokrasisi oldu.

          4 Min.

          Türkiye, bu pazar yerel yönetimlerini seçmek için sandık başına gidiyor. Türkiye'deki düzenin anayasaya göre demokrasi, seçimlerin de demokrasinin can damarı olduğunu varsayarsak 31 Mart’ın bir demokrasi şöleni olması gerekiyor. Ancak Türkiye’nin seçime giden süreçte yaşadıkları ne demokrasiye uygundu, ne de seçim geleneklerine… 17 yıllık iktidarın sonunda totaliterleşen AKP ve başındaki Erdoğan’ın, hem bu uzun iktidarın getirdiği yıpranma hem de ülkeyi soktukları ekonomik kriz nedeniyle oy kaybına uğramaları bekleniyor. Ancak gücünü kaybetmek istemeyen her totaliler lider gibi Erdoğan demokrasinin bütün geleneklerini çiğnedi. Vatandaşların oy verme tercihlerini belirledikleri bütün süreçleri çeşitli yöntemlerle manipüle etti. Oyların atıldığı sandık kutusundan başka demokrasiye dair bir şey kalmadı.   

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Nasıl bir atmosferde seçime gittiğimizi paylaşmam gerek sizinle… Yukarıda kısaca değindiğim ekonomik tablodan başlayayım… 2018’de Erdoğan’ın Türkiye’nin ilk seçilmiş sultanı olmasından bu yana ekonomik göstergeler alt üst oldu. 2017’deki referandum ve 2018’deki başkanlık seçimi kampanyasında “Seçilimsem Türkiye uçacak” diyen Erdoğan’ın bütün öngörüleri iflas etti. İşsizlik 10 yılın en kötü seviyesine geldi, Türkiye ekonomisi 10 yıl sonra ilk kez küçüldü, enflasyon yüzde 20’leri geçti, Hayat pahalılığında kıvranan Türkiye’ye yatırım için de neredeyse kimse gelmez oldu. Yüzbinlerin, devletin sattığı ucuz meyve-sebzeleri satın almak kuyrukta beklediği bir Türkiye’ye dönüştük. Yapılan bir araştırmada AKP seçmeni bile, en önemli sorunun ekonomi olduğunu söylüyor artık. Saray’ın bu tabloyu farklı yansıtmak için sunduğu vaatlere de kimse inanmıyor. Türkiye tarihinde ilk kez bankalardaki mevduatın yarısından fazlası döviz. Türk Lirası’nın değersizleşmeye devam edeceğini bilen sıradan vatandaş bile, üç kuruşluk birikimini dövize çeviriyor.

          Bülent Mumay

          Türkiye’deki ekonomik krizin derinleşmesinin en büyük sebeplerinden biri, Erdoğan’ın başına buyruk politikaları. Özgür dünyayı, uluslararası sermayeyi tedirgin eden çıkışları, içerideki antidemokratik uygulamaları nedeniyle ekonomik göstergeler hep daha kötü oluyor. Geçen sene ABD’li rahibin tutuklanmasıyla derin bir sarsıntı geçirmişti Türk ekonomisi. ABD Başkanı Trump’un bir tweetiyle piyasalarımız alt üst olmuştu. Bütün bu süreçlerden ders çıkarmayan Erdoğan, geçen hafta yaptığı bir açıklamayla seçime az bir süre kala yine ekonomik göstergeleri bozdu. Trump’ın Golan tepeleri konusundaki açıklamasına herkes tepki göstermişti. Avrupa Birliği üyeleri ve Rusya’nın aralarında bulunduğu birçok ülke tepkilerini soğukkanlı bir ifadeyle dile getirdi. Ancak Erdoğan’ın, “İşgalin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz” şeklindeki çıkışı piyasaları yine alt üst etti. Türk Lirası, birkaç saat içinde yüzde 7 eridi!

          Peki bunun faturası kime çıktı dersiniz? Elbette yine "dış güçlere.” Amerikan yatırım bankası JP Morgan’ın, “Türk Lirası’ndaki gidişat nedeniyle dövizde pozisyon alın” önerisi, Erdoğan’a malzeme oldu. Saray’ın talimatıyla Amerikan bankası hakkında soruşturma açıldı. Erdoğan, İstanbul’daki büyük mitingde de, finans kuruluşlarını şu sözlerle tehdit etti: “Ey finans sektörünün içinde olanlar, kalkıp da piyasadan dövizleri toplayıp, döviz yükselecek şöyle olacak böyle olacak bu tür provokatif eylemlerin içerisine giriyorsanız bunun bedelini çok ağır ödeyeceksiniz.”

          Weitere Themen

          Kasa kazandı, vicdanlar kaybetti

          İstanbul’dan mektuplar : Kasa kazandı, vicdanlar kaybetti

          Adettendir; her yılın sonuna doğru, almanak tadında geçen yılın özeti yapılır. Türkiye’de yaşayanların bunun için aralık sonunu beklemesine gerek yok. 2019’u tek br cümle özetliyor çünkü: “Sandıkta kaybedenler, vicdanlarını da kaybediyor.”

          Tortenkunst mal anders Video-Seite öffnen

          „The Bakeking“ : Tortenkunst mal anders

          Eine Schimpansentorte in Lebensgröße - das ist die neue Kreation von Ben Cullen, der als „The Bakeking“ mit seinen Backkreationen begeistert. Auf der „Cake International“ trifft er die besten Tortenkünstler der Welt.

          Topmeldungen

          Raffinerie von Aramco.

          Börsengang : Aramco will bis zu 22 Milliarden Euro erlösen

          Der Konzern gibt Details zum größten Börsengang des Jahres bekannt: In Riad erhofft man sich Erlöse von 22 Milliarden Euro. Privatanleger können die Aktien ab sofort zeichnen. Die Preisspanne für eine Aktie soll bei knapp 7,50 Euro liegen.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.