https://www.faz.net/-iha-906ce

İstanbul’dan mektuplar : Matematik Erdoğan’a “lütfen” dedirtti

  • -Aktualisiert am

„Hero“-Shirts sind nun politisch belastet. Bild: DHA

Türkiye ile Almanya arasındaki gerilim, Berlin’in ekonomi kartını masaya sürmesiyle ilginç bir boyut aldı. Berlin’in mali restinden sonra Ankara’dan ne “Eyy”li bir diskur geldi, ne de Nazi geçmişini anımsatan bir çıkış. Erdoğan dahil çok sayıda bakanın “Yalan, uydurma” dediği “teröre destek veren Alman şirketler “ listesi ise “İletişim kazası” denerek geri çekildi.

          5 Min.

          Bugünkü niyetim, son mektubumdan bu yana Türkiye’de bir haftada yaşadığımız yeni tuhaflıklardan söz etmekti sadece. "Ancak bizde yaşanır” denecek cinsten şeyleri paylaşacaktım sizinle. Bizi artık şaşırtmayan şeyleri… Sıkıntısını çekmesek, bize de komik gelebilecek şeyleri yazacaktım. Her zamanki gibi, siz okumadan bir iki gün önce gönderecektim mektubu… Türkçe yazdığım için çevirmenim ve editörüme zaman kazandırmam gerekiyordu. Hafta boyunca size yazmak için biriktirdiklerimi mektuba dökmeye hazırlanıyordum ki… Almanya yüzünden bütün planlarım değişti… Nedenini yazının sonuna doğru anlatacağım. Ama yine da kaçırmamanız için size tuhaflıkları özetleyerek başlayayım mektubuma.

          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın
          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne

          Biz Türkiye’de, kitap yazdığı için, hatta başkasının yazdığı kitabı okuduğu için insanların gözaltına alındıklarına çokça tanık olduk. Hatta yazdığı kitap yüzünden Gülencilerin tutuklattığı gazeteciyi, birkaç yıl sonra Gülencilere savaş açan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha hapse attığına tanık olduk. Evlerde çıkan 1 dolarlık banknotlar, terör örgütü üyeliğinin kanıtı bile oldu. Çıtayı yine yükselttik: Tişört yüzünden sokakta insan avı başlattık. Nasıl yani diyorsunuz, değil mi? Haklısınız, hemen açıyorum meseleyi…

          Darbeye katıldığı gerekçesiyle tutuklu bir asker, son duruşmaya üzerine “Hero” (Kahraman) yazan bir tişörtle geldi. Hükümet yanlısı basın, bu tişörtün bir meydan okuma olduğu iddiasıyla “Tüm darbe sanıklarına Guantanamo sanıkları gibi turuncu tulum giydirilsin” manşetleri attı. Erdoğan da, bu alanda hazırlık yapması için talimat verdi. Darbecilikten yargılanan o askerin niyeti neydi, tam olarak bilmiyoruz. Ama sonrasında yaşananları hepimiz biliyoruz: O askerden sonra Türkiye’de aynı tişörtü giyen herkes gözaltına alındı! Antalya’da yakalanan bir çift, “Kaç gündür gazete okumuyoruz, haberimiz yoktu” dediği için serbest kalabildi. Samsun’da oğluyla geçen bir baba, aynı tişörtü giydiği için gözaltına alındı. Terörle Mücadele Şubesi’nde 10 saat sorgulandıktan sonra salıverildi. Bu haberlerin çoğalması üzerine, Erdoğan’ın destekçisi bir işadamına ait olan şirket, tanesini yaklaşık 5 Euro’ya sattığı on binlerce tişörtü toplatmak zorunda kaldı.

          Bülent Mumay
          Bülent Mumay : Bild: privat

          İstanbul’a birkaç mil uzaklıktaki adada, insan hakları örgütlerinin düzenlediği toplantıya yapılan polis baskınını duymuşsunuzdur. Aralarında Alman aktivist Peter Steudtner’in de olduğu 10 kişi tutuklandı. “Erdoğan’a aşığım” demeciyle tanınan, AKP’nin yönetim kurulu üyesi Ethem Sancak’a ait Star Gazetesi baskından birkaç gün sonra şu manşetle çıktı: “Büyükada’da İngiliz parmağı.” Habere göre, "Türkiye’de yeni darbe hazırlığı yapan” bu aktivistlerin arkasında, İngiliz istihbarat örgütü MI6 vardı. Oysa baskının yapıldığı gün öğleden sonra, çok sayıda bakanımız, darbeden kurtulan Genelkurmay Başkanı ile birlikte Ankara’da İngiltere Büyükelçiliği’nen bahçesindeydi. İngiltere'nin “darbeyle devirmek istediği” yetkililerimiz, Kraliçe II. Elizabeth’in 91. yaş günü için kadeh kaldırıyorlardı. Tabii ki portakal suyuyla. Bu arada Büyükada’daki “darbe toplantısının arkasındaki parmak”, birkaç gün önce değişti. Erdoğan’a yakın bir başka gazete Yeni Şafak, Büyükada’daki toplantıyı Alman haber alma teşkilatı BND’nin organize ettiğini yazdı. Örgüt değişirse ben size yine haber vereceğim, merak etmeyin.

          Terörist tişörtlere, hain istihbarat örgütlerine inat devletimiz çalışmalarına son sürat devam ediyor. Türkiye’ye artık daha az geldiğinizi biliyorum ama.. Yine de bu gelişmeden haberdar olursanız iyi olur. Otel ve turizm sektörüne eleman yetiştiren meslek liselerinde, “Alkollü İçki ve Kokteyl Hazırlama Dersi” artık verilmeyecek. Dersin kaldırılmasının gerekçesi, “18 yaşından küçük öğrencileri içkiden korumak.” Bundan sonra Türkiye’ye seyahat ilanlarında “Her şey dahil, mojito hariç” uyarısı görürseniz, şaşırmayın.

          Weitere Themen

          Topmeldungen

          Nach der Flutkatastrophe : Warum ein Ehepaar jetzt an die Ahr zieht

          Tamara Segers und Reinhard Boll wollten helfen und bauten im Flutgebiet eine Kaffeebude auf, die für viele Betroffene zum Ankerpunkt wurde. Jetzt zieht das Ehepaar aus dem Münsterland selbst an die Ahr. Warum?
          Der britische Premierminister Boris Johnson verlässt am Mittwoch seinen Amtssitz, 10 Downing Street.

          Johnson unter Druck : Eine heimliche Weihnachtsfeier?

          Mitarbeiter des britischen Premierministers sollen 2020 inmitten des Lockdowns heimlich eine Weihnachtsfeier in der Downing Street veranstaltet haben. Ein entsprechendes Video bringt Boris Johnson in Erklärungsnot.