https://www.faz.net/-iha-a01s4

İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan cambaza bakmamızı istiyor

  • -Aktualisiert am

Der türkische Präsident Recep Tayyip Erdogan tritt nach einer Kabinettssitzung am vergangenen Donnerstag vor die Kameras. Bild: AP

Oyun planını kazanmak değil, kaybetmemek üzerine kuran iktidar; toplumun fay hatlarını zorlamaya devam ediyor. 2013’te temeli atılan zehirli siyaset dilini tekrar sahaya sürerek, muhalefeti dini kutsallar üzerinden düşmanlaştırmayı sürdürüyor.

          4 Min.

          “Cambaza bak” bu ülkede modası hiç geçmeyen bir yankesicilik yöntemidir. Soymak için sizi gözüne kestiren hırsızlar, dikkatinizi ipin üzerinde yürüyen cambaza (ya da başka bir şeye) çekerek cebinizdeki üç kuruşu bir çırpıda çalarlar. Sadece bir yankesicilik biçimini anlatmaz “cambaza bak”, aynı zamanda bir deyimdir de… Siyasetin hoşnut olmadığı bir ajandayı değiştirme taktiğini anlatır. Hazzetmedikleri mevzunun konuşulmasını engellemek isteyen siyasetçiler, toplumun ilgisini türlü cambazlara çevirip işlerini görmeyi tercih ederler.

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Türkiye’yi yönetenlerin uzunca bir süredir konuşulmasını istemedikleri bir tek mevzu var: Ekonomi. 2000’lerin başında büyük bir ekonomik krizden sonra başa geçen Erdoğan; 18 yıllık iktidarının sonunda benzer bir ekonomik tablo yarattı. Özellikle alt ve orta sınıfların refahını arttırma iddiasıyla ülkeyi yönetmeye talip olmuştu. Tam aksine; ekonomik eşitsizliklerin arttığı, gelir dağılımının daha da adaletsiz hale geldiği bir tablo yarattı.  Hükümetin açıkladığı istatistiklerin hiçbiri sokaktaki gerçeği yansıtmıyor. Yüzde 30’lara varan işsizlik, Türkiye’nin geleceğine ilişkin büyük endişe yaratıyor.

          Ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’da yapılan son araştırma, yoksulluğun geldiği noktayı gözler önüne serdi. İstanbul’da asgari ücretle yaşayanların yüzde 92’si, haftada iki kez et ya da tavuk yiyemiyor. Yüzde 93’ü, ihtiyacı olduğunda yeni kıyafet alamıyor. Yüzde 90’ı, evini istediği kadar ısıtamıyor. Asgari ücretlilerin yüzde 57’si borç içinde yaşıyor. İstanbul'da her 100 hanenin 49’unda internet, 40’ında bulaşık makinesi yok.

          Bülent Mumay

          İflas eden ekonomiyi ayakta tutmak için her gün yeni bir vergi salıyor hükümet. Krizdeki ekonomi nedeniyle alım gücü zaten düşüktü, yeni zam ve vergilerle tüketim daha da düşüyor. Saray her ne kadar makyajlı rakamlar, süslü tablolarla bu gerçeği kamufle etmeye çalışsa da, halk krizin soğuk gerçeğini sokakta iliklerine kadar hissediyor. Yazın gelişine, artık tatile gideceğimiz için değil; doğalgaz faturası ödemeyeceğimiz için seviniyoruz. Gerçi hakkını yememek lazım. Hükümetimiz, korona nedeniyle yabancı turist gelmeyince iç turizmi canlandırmaya çalışıyor. Nasıl mı? Bir haftalık tatil için vatandaşına 3 yıl vadeli tatil kredisi vererek… Bir hafta tatil yapıp, 156 hafta boyunca bu borcu ödememizi bekliyor devletimiz.

          Ülkeyi yönetenler, yukarıdaki gerçekleri değiştiremeyince kimlik siyasetini harlıyor. Kendisine çeşitli gerekçelerle oy veren kitleleri, dini ve milli hassasiyetlerle bir kimlik etrafında kenetleyerek başka partilere yönelmelerini engellemeye çalışıyor. Ülkedeki iki kutup arasında bir oy geçişkenliğinden söz etmek pek mümkün değil. Erdoğan, ülkenin geneline hitap eden, kimlik siyaseti yerine kuşatıcı söylemleri olan isimleri ise çeşitli yöntemlerle etkisizleştirmeye çalışıyor. Örneğin İstanbul’un muhalefet partili yeni belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başarılı olmaması için mali ve adli adımlar atıyor; denetimindeki medya üzerinden karalama kampanyaları başlatıyor. Yine AKP’li seçmenleri etkileme ihtimali yüksek olan, Erdoğan’ın eski yol arkadaşları olan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu partilerin önü yasal değişikliklerle kesilmek isteniyor. Böylece Erdoğan; kendisinden memnun olmayanların, elindeki seçmenlerin kaymasını engelleyerek kutuplardan birinin seçeneksiz liderine dönüşüyor.

          Weitere Themen

          Erdoğan’ı korkutan 6,5 milyon

          İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan’ı korkutan 6,5 milyon

          2023 seçimleri, Saray’ı kara kara düşündürüyor. Mesele sadece her geçen gün eriyen oylar, ekonomik krizin getirdiği aşınma falan da değil. 2023’te seçmen listelerine eklenecek olan 6,5 milyonluk genç nüfus, Türkiye’yi uzun süredir etkisi altına alan “otoriter hava”yı dağıtabilir.

          Topmeldungen

          Christian Sewing und Martin Zielke (rechts)

          Nach Zielkes Rückzug : Sewing, übernehmen Sie!

          Es darf bezweifelt werden, dass die Commerzbank den Weg aus ihrer schwersten Krise alleine findet. Und so dürfte es mit Blick auf den Chef der Deutschen Bank bald heißen: Herr Sewing, übernehmen Sie.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.