https://www.faz.net/-iha-9iilu

Raki ist rasant teurer geworden, seit Erdogan Geld braucht. Bild: Frank Röth

İstanbul’dan mektuplar : Neden Türkiye’yi terk ediyorlar?

  • -Aktualisiert am

Gezi’deki itirazları dinlemek yerine şiddeti sahaya sürenler, aslında bir sürgün kararı verdi. 2013’te aralanan o kapı hâlâ ardına kadar açık. İhanetle hatta terörist olmakla suçlananlar, neden ülkeyi terk etmeye devam ediyor?

          Türkiye’nin yönetim şeklinin demokrasiden otokrasiye doğru evrilmesinin en önemli kırılma noktası, 2013 yılındaki Gezi direnişiydi. Erdoğan’ın, kentin merkezindeki son yeşil alanlardan birine Osmanlı kışlası inşa etme ısrarına karşı başlayan çevreci tepki, o güne kadar biriken itirazlarla birleşerek isyana dönüştü. Yüzü dünyaya dönük, eğitimli, çağdaş gençlerin “Biz buradayız” haykırışına aldıkları yanıt, Osmanlı tokadından başka bir şey olmadı. Ülkeyi yönetenler; hor görülen, aşağılanan, ötekileştirilenlerin bir araya gelerek başlattıkları direnişe kulak vermek, taleplerini dinlemek yerine, orantısız bir polis şiddetini Taksim Meydanı’na sürdü.

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Gaz bombalarıyla, plastik kurşunlarla öldürülen 12 gençten ibaret değildi kaybettiğimiz. Birlikte yaşama ideali, demokrasinin son kırıntıları rafa kalktı. En önemlisi, kendisini ülkenin paydaşları olarak gören bir kesim büyük bir duygusal kırılma yaşadı. Bu yıkımı yaşayan sadece “Gezi kuşağı” dediğimiz gençler olmadı. Akademiden sanayiye, bilişim sektöründen medyaya birçok alanda çalışan beyaz yakalı, geleceği Türkiye dışında aramaya başladı. Burs, staj, iş imkanı ne bulurlarsa, birer birer gitmeye başladılar.

          Ülkedeki iklimin Gezi’den sonra daha da sertleşmesi, bu göç dalgasını büyüttü. Darbe girişimini bahane ederek ülkedeki farklı sesleri ortadan kaldırmaya çalışan, iktidarını mutlaklaştırmak için “dip temizliği” yapan iktidar sayesinde her gün daha da çoraklaştık. Avrupa başkentlerindeki Türkiyeli akademisyen sayısı neredeyse İstanbul’a eşit artık. Sürgünde birkaç medya grubu kuracak kadar çok Türk gazeteci var. Ülke açısından stratejik öneme sahip kadrolar da geleceği dışarıda arıyor. Sadece son bir yıl içerisinde, savunma ve teknoloji alanında kritik görevler yapan 100 mühendis Hollanda’ya taşındı. 

          Bülent Mumay

          Gidenler sadece eğitimli çalışanlar değil. Hukukun üstünlüğünün ortadan kalkmasıyla, birikimlerini güvenli limanlara taşımak isteyen zenginler de aynı yolu izlemeye başladı. AfrAsia Bankası’nın hazırladığı Küresel Varlık Göçü İncelemesi’ne (Global Wealth Migration Review) göre son iki yılda, 12 bin dolar milyoneri servetini yurtdışına aktardı. Türkiye’nin varlık göçü yaşanan ülkeler sıralamasında 7. sırada yer aldığı raporda şu ifade oldukça dikkat çekici: “Eğer tarihte, ülkelerin yaşadığı önemli yıkımlara bakılırsa, bu yıkımların öncesinde varlıklı insanların o ülkeden göç ettiği görülür.”

          Aslında yaşanan bir tür kavimler göçü. Erdoğan, Arap sermayesini Türkiye’ye çekmek için Türk pasaportunda indirime giderken, varlıklı Türkler de Avrupa Birliği’ne üye bir ülkeden pasaport almak için milyonlarca Euro harcıyor. Daha geçen hafta, aralarında Türkiye’nin en zenginlerinin de bulunduğu 250 kişinin, AB üyesi Malta’dan vatandaşlık aldığını öğrendik. İnsan kaynağı ve sermayemizle birlikte ülkenin kurulu sanayi ve ticareti de göç yolunu tutuyor. Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle şirketlerin büyük bölümü, Türkiye’deki tesislerini kapatarak üretimi dışarıya kaydırmaya başladılar. Türkiye’de zarar eden şubelerin yerine Avrupa’da yenilerini açıyorlar. 

          Weitere Themen

          Erdoğan’ın uzun kolları: Sıra Türkçe konuşan yabancı medyaya mı geliyor?

          İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan’ın uzun kolları: Sıra Türkçe konuşan yabancı medyaya mı geliyor?

          “Yerli ve milli” basını prangaya almak ters tepti. Emirle tıpkı basım manşetler atan medyayı kimse izlemiyor artık. Gerçekler, Türkçe yayın yapan yabancı medya üzerinden halka ulaşınca, SETA devreye sokuldu. Fişleme raporları ya savcılara “hazır” bir iddianame olacak ya da vandallar için saldırılacak gazeteciler listesi olarak iş görecek.

          Gülenciler, neden kendilerine sahip çıkacak kimse bulamıyor?

          İstanbul’dan mektuplar : Gülenciler, neden kendilerine sahip çıkacak kimse bulamıyor?

          15 Temmuz ihanetinin bir resmi bilançosu var, bir de 90’lardan beri değişmeyen bir gayriresmi gerçeği… Darbe soruşturması kapsamında güpegündüz kaçırılan 6 kişi kimsenin umrunda değil. Gülencilere yönelik insan hakları ihlali iddialarına tepkilerin cılız olması sebepsiz değil; Türkiye’nin yakın geçmişi insan haklarına birlikte sahip çıkmayı güçleştiriyor.

          Topmeldungen

          Angriff auf Eritreer : Opfer wegen der Hautfarbe

          Der Schütze von Wächtersbach handelte aus rassistischen Motiven. Der niedergeschossene Eritreer war laut den Ermittlern ein Zufallsopfer. Ein Abschiedsbrief liefert ein weiteres Detail zur Tat.
          Blick ins Zwischenlager in Gorleben (Bild aus 2011)

          Atommüll-Entsorgung : So arbeitet Deutschlands erster Staatsfonds

          Wie kann man heute 24,1 Milliarden Euro anlegen? Die Antwort muss die Stiftung geben, die zur Finanzierung der Atommüll-Entsorgung gegründet wurde. Jetzt soll erstmals ein Gewinn zu Buche stehen.
          Außenminister: Jean-Yves Le Drian (links) und Heiko Maas (rechts)

          Regierungsbeschluss : Berlin will vorerst keine Schiffe an den Golf schicken

          Außenminister Heiko Maas will sich der Strategie Amerikas nicht anschließen. Da ist er sich mit seinem englischen und französischen Amtskollegen einig. Stattdessen sieht er die Anrainer in der Pflicht.
          Winfried – Markus, Markus – Winfried: Die Ministerpräsidenten von Baden-Württemberg und Bayern, Kretschmann und Söder, in Meersburg

          FAZ Plus Artikel: Bayern und Baden-Württemberg : Auf der Südschiene

          Markus Söder und Winfried Kretschmann bemühen sich um Nähe zueinander. Der eine will umweltfreundlicher wirken, der andere ein wenig konservativer. Und beide sind sich einig, dass Deutschland einen starken Süden braucht.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.