https://www.faz.net/-iha-9pohz

İmamoğlu : Avrupa’ya sırtınızı asla dönemezsiniz

  • -Aktualisiert am

Mobilisiert die Massen: Istanbuls Oberbürgermeister Ekrem Imamoglu Bild: AFP

AKP’yi 3 ay arayla iki kez yenerek İstanbul’u kazanan İmamoğlu, başarısının dünyada yükselen popülizme karşı bir örnek olduğu görüşünde. Saray’a uzanma konusunda pek de çekingen görünmeyen İmamoğlu, Türkiye’nin Batı’dan kopamayacağını savunuyor.

          Türkiye’yi 17, İstanbul’u ise 25 yıldır yöneten Erdoğan en ağır yenilgisini bu yılki yerel seçimlerde aldı. Üstelik iki kez üst üste… 10 milyonu aşkın seçmenin bulunduğu İstanbul’da 31 Mart’ta sandıklar açıldığında, muhalefetin adayı Ekrem İmamoğlu binde 16’lık bir farkla seçimi kazanmıştı. Kılpayı farkla gelen bu yenilgiyi kabul etmeyen Erdoğan, usulsüzlük iddiasıyla seçimleri iptal ettirdi. İmamoğlu, 23 Haziran’da yenilenen seçimleri bu kez açık arayla, yüzde 10’luk bir farkla kazandı. 

          Adaylığı açıklandığında kamuoyunun pek de fazla tanımadığı bir isimdi İmamoğlu. İstanbul’un Avrupa yakasındaki ilçelerinden Beylikdüzü’nü yöneten 49 yaşında bir siyasetçi nasıl oldu da 25 yıl sonra İstanbul’u muhalefete kazandırdı ? Bu sorunun yanıtı, hem kendi kişiliğinde hem de yürüttüğü kampanyada gizli. Türkiye’nin en muhafazakâr kentlerinden biri olan Trabzon’da doğan İmamoğlu, hem seküler bir yaşam tarzına sahip, hem de dindarlığını sergilemekten çekinmiyor. Yönettiği Beylikdüzü’nde camiler de yaptırdı, opera salonu da… Hem partisinin pankartıyla 1 Mayıs’a gidiyor, hem de cuma namazlarını kaçırmıyor. İmamoğlu’nun bu yaklaşımı, kampanyasına da yansıdı. Erdoğan’ın yükselttiği kutuplaştırıcı söylemin aksine ılımlı, kucaklayıcı bir dil kullandı. Bunun sonucunda sosyal demokrat bir parti olan CHP’nin klasik oy tabanını genişleterek, hem Kürtlerin, muhafazakar ve milliyetçi kitlelerin desteğiyle İstanbul’u aldı.

          Zur deutschen Version des Interviews

          Frankfurter Allgemeine için İmamoğlu’nun kapısını çaldık. Hem nasıl kazandığını sorduk, hem de geleceğe ilişkin planlarını öğrenmeye çalıştık. Yerel seçimdeki zaferinden sonra birçok kesim için umut haline gelen İmamoğlu, 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a karşı aday olup olmama konusunda kapıyı açık tutuyor: “Önce belediyede başarı, sonrası toplumun takdiri…” AKP'nin dış politikasını da eleştiren İmamoğlu, “Avrupa’ya sırtınızı asla dönemezsiniz” diyor. İşte İmamoğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar…

          Vergangene Woche hat der CHP-Kandidat die Wahl gewonnen: Ekrem Imamoglu, Oberbürgermeister von Istanbul

          Adaylığınız açıklandığında, tanınma oranınız yüzde 30’du. Muhalefetin, böyle bir adayla İstanbul’u almasına şans verenler de pek azdı. Ne oldu da İstanbul’u 25 yıl aradan sonra Erdoğan çizgisinden aldınız?

          Kamuoyunun -o tarz bahsettiğiniz- algısının ötesinde kazanacağımıza inanıyorduk. Nasıl kazanılacağını, toplumun neye ihtiyacı olduğunu biliyorduk. Bu deneyimim, Beylikdüzü’nden var. 350 bin nüfuslu küçük bir ilçe diyebilirsiniz. Ama bu bir toplumsal deneyimdir, bu deneyime İstanbul’un da ihtiyacı olduğunun farkındaydık. Dolayısıyla topluma ihtiyacı olanı anlatınca, toplum da buna bir karşılık verdi. 

          31 Mart’ta oyların yeniden sayılmasıyla 13 binlere düşen fark, 24 Haziran’da 800 bini aştı. Seçmenlerin görüşünü değiştiren ne oldu?

          Birincisi, kazanacağımıza inancı düşük olan ama aslında niyeti bizde olan insanlar motive oldu. İkinci seçimde bize oy verdiler. İkincisi, bizim toplumumuzun adalet duygusu ortaya çıktı. Üçüncüsü de, halk demokrasiyi tehdit eden iptal kararına karşı bir duruş sergiledi. Elbette bizim biriktirdiğimiz birinci seçimdeki taban vardı, bu üç gerekçeyle bilikte oy farkı açıldı. 

          Kutuplaşmanın yükseldiği bir dönemde, sol bir partinin adayı olarak farklı kesimlerden oy aldınız. Hem seküler bir yaşam tarzınız var, hem de dindar birisiniz. İktidara yakın kesimler tam da bu nedenle sizin için “Proje” diyor. Kendinizi ideolojik olarak nasıl tanımlıyorsunuz ve “proje” iddialarını nasıl yorumluyorsunuz?

          (Gülerek) Güzel bir projeyim, eğer öyleysem… Çünkü gerçeklerle, inandığı doğrularla hareket eden biriyim. Bana kimse şekil vermedi. Eğer bir emekçinin hakkını savunmaksa mesele, onun yanındayım. Bir başka yerde de kendi maneviyatımı yaşıyorsam o da benim gerçekliğim. Toplum bence bu samimiyetimi yakaladı ve gördü. Aslında Türkiye’nin büyük bölümü böyle yaşıyor. Ama şekillerden kendine siyasi mecralar oluşturanlar bunu anlayamazlar, anlamadılar da zaten…

          Weitere Themen

          Topmeldungen

          Das war nichts: Gegen Arsenal ist die Eintracht um Filip Kostic unterlegen.

          Heimdebakel in Europa League : Die Eintracht fällt auseinander

          Das mutige Auftreten gegen den FC Arsenal wird nicht belohnt: Zum Auftakt in die Europa League verlieren die Frankfurter zu Hause deutlich – und müssen in der nächsten Partie auf einen wichtigen Spieler verzichten.
          Signale des Bewusstseins, im Computer rekonstruiert: links ein fast bewusstloser Komapatient, rechts ein Gesunder, in der Mitte ein Komapatient mit Bewusstsein.

          Wegen Fehlverhaltens : Urteil gegen den Primus der Hirnforschung

          Der weltbekannte Hirnforscher Niels Birbaumer behauptet, Locked-In-Patienten wieder kommunikationsfähig zu machen. Jetzt hat ihn die DFG wegen Fehlverhaltens verurteilt. Er will trotzdem weitermachen.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.