https://www.faz.net/aktuell/feuilleton/brief-aus-istanbul/i-stanbul-dan-mektuplar/erdo-an-art-k-boelemiyor-saray-n-ortak-muhalefet-kabusu-17579246.html

İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan artık bölemiyor: Saray’ın ortak muhalefet kâbusu

  • -Aktualisiert am

Der übliche Gruß: Recep Tayyip Erdogan bei einer Versammlung der AKP. Bild: Getty

AKP’yi 2002’den bu yana iktidarda tutan en büyük etkenlerden biri, Erdoğan’ın muhalefeti parçalama becerisiydi. Erdoğan, türlü yöntemlerle rakiplerini devre dışı bırakarak Türkiye’yi otokrasiye taşıdı. Ancak muhalefet, son 20 yıl içinde ilk kez bu tuzağa düşmeden oyun kurmaya başladı.

          5 Min.

          Size İstanbul’dan yazdığım son mektuplarda, işlerin Erdoğan için hiç de yolunda gitmediğini anlatmaya çalışıyorum. Seçimlerin yapılacağı 2023’ün gelmesine iki yıl olmasına rağmen; gerek Erdoğan’ın, gerekse partisi AKP’nin oylarının düştüğünü, özellikle ekonomik krizin etkisiyle iktidarın ciddi bir aşınmaya uğradığını aktarıyorum. Bu olumsuz haberlerin tümü Saray’ı elbette tedirgin ediyordu. Ancak son günlerde iç siyaset cephesinde yaşanan gelişmeler, Erdoğan’ın canını daha çok sıktı. Türkiye’de bir iktidar değişikliği umudunu daha da artıran bu gelişmelere gelmeden önce, son mektubumdan bugüne yaşananlardan söz edeyim..

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          „Ekonomiden ben sorumluyum“ diyen Erdoğan’ın politikaları nedeniyle geçinmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. Ekonomimiz dışa bağımlı, cebimizdeki para her geçen gün daha da değersizleşiyor. Ekim ayı itibariyle 2021’de en çok değer kaybeden para birimi Türk Lirası oldu. Birkaç gün önce açıklanan resmi enflasyon oranı da yüzde 19,58. Oysa market raflarındaki gerçeklik, Erdoğan’ın bürokratlarının açıkladığı enflasyondan oldukça farklı. Temel birkaç üründen söz edeyim sadece… Bir yıl içinde yumurta yüzde 70, tavuk yüzde 69, çiçek yağı yüzde 58, mercimek yüzde 52 zamlanmış. Saray’ın iddia ettiği yüzde 19.58’lik enflasyonu, bağımsız akademisyenlerin yaptığı enflasyon hesaplaması da yalanlıyor. ENAG adlı grubun açıkladığı ağustos enflasyonu yüzde 44,7!

          İnsanlar ev ya da araba almak, yeni iş kurmak için değil; geçinebilmek için bankalara borçlanmaya başladı! Dikkatinizi çekerim, bankalardan çekilen kredilerin yüzde 75’i ücretlilere ait. Ve ne yazık ki alınan borçların vadesi geldiğinde; ekonomi de, yurttaşların alım gücü de daha kötü hale geldi. 80 milyonluk nüfusu olan ülkede 34,4 milyon kişinin ya tüketici kredisi ya da kredi kartı borcu var. Borcunu ödeyemediği için hakkında yasal takibat başlatılanların sayısı yüzde 82 arttı. Bu arada; insanların evlerine yiyecek götürebilmek için sadece bankalardan kredi çektiğini sanmayın! Geçen hafta bir süpermarket zincirinin raflarını, çok ilginç bir afiş süslüyordu: „18 ay taksitle market kredisi! Hemen başvurun!“

          Arka arkaya sıraladığım rakamlardan bunalmış olmalısınız. Ama yaşadığımız sıkıntıları rakamlardan daha net anlatacak bir şey yok. Vatandaşlara “Tasarruf için porsiyonlarınızı küçültün” diyen Saray, bir günde 7 milyon TL (yaklaşık 700 bin Euro) harcıyor. Bizim soframızdaki tabaklar azalırken, Saray’ın mutfak harcamaları bir yılda yüzde 64 artıyor. Erdoğan 1000 odalı Saray’da uyurken; kiraların bir yıl içinde yüzde 70 ila 290 arasında artması nedeniyle kalacak yer bulamayan üniversite öğrencileri parklarda sabahlıyor. Öğrenci olarak uyuyup „terörist„ olarak uyanıyorlar elbette. Erdoğan’ın bu suçlamasına en güzel tepki, muhalefet blokundaki İyi Parti’nin liderinden geldi. Meral Akşener, „Sayın Erdoğan ile Haftanın Teröristi programına hoş geldiniz!“

          Bülent Mumay
          Bülent Mumay : Bild: privat

          Bu arada üniversite öğrencileri parasızlıktan parklarda sabahlarken, onlara „Yalancı, terörist“ diyen Erdoğan ne yapıyordu dersiniz? New York’ta 291 milyon dolara mal olan „Türk Evi“nin açılışını yapıyordu. Peki Manhattan’daki otelinden bu açılışa nasıl gitti sizce? Elbette Türkiye’den askeri uçakla ABD’ye götürülen iki adet Mercedes S600 Guard makam aracıyla… Hazır konu, lüksten-şatafattan açılmışken… Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) yayınladığı Pandora Papers, çok ilginç bir “tesadüf”ü ortaya çıkardı. Konsorsiyumun üyesi Deutsche Welle Türkçe’nin yayınladığı belgelere göre, Erdoğan’ın 1000 odalı sarayının müteahhiti Rönesans Holding; tam da inşaatın devam ettiği tarihlerde, vergi cenneti adalardan birine 210 milyon dolar göndermiş. Off-shore hesabına ulaşan bu paranın yarısı, yani 105 milyon dolarlık kısmı; çok kısa bir süre sonra “bağış” adı altında bilinmeyen bir hesaba aktarılmış. “Bağış”ın neden Türkiye’den değil, Britanya Virjin Adaları’ndaki bir hesap üzerinden yapıldığını; bağışın adresinin neresi olduğunu siz de merak ediyorsunuz herhalde? Bir gün öğreneceğiz elbette…

          Weitere Themen

          İslamofaşizmin yeni hedefi: Türkiye’nin Sezen’i

          İstanbul’dan mektuplar : İslamofaşizmin yeni hedefi: Türkiye’nin Sezen’i

          İktidara geldiği 2002’den itibaren “Müslüman demokrat” rolü oynayan AKP, gücünün zirvesine çıktıkça demokrasiyi kenara park etti. 2010’daki Gülencilerin desteğiyle yaptığı anayasa değişikliğinin ardından “Müslüman” AKP’nin “demokratlığa” ihtiyacı kalmadı. Böylece varılan İslamofaşizm durağının son hedefe Sezen Aksu oldu.

          Topmeldungen

          Traten zum letzten Mal als Vorsitzende auf: Annalena Baerbock und Robert Habeck

          Habeck bei Grünen-Parteitag : „Kompromisse sind die Kunst von Politik“

          Annalena Baerbock und Robert Habeck treten zum letzten Mal als Parteivorsitzende der Grünen auf. Erstere äußert sich zur Ukraine-Krise. Letzterer stimmt die Partei auf die Regierungsbeteiligung ein – und verteidigt den KfW-Förderstopp.