https://www.faz.net/-iha-9fmb0

İstanbul’dan mektuplar : Ekonomik kriz, rehin alma politikasını çökertti

  • -Aktualisiert am

In Polizeibegleitung: Pastor Brunson auf dem Heimweg nach seiner Freilassung am vergangenen Freitag Bild: EPA

Erdoğan, Deniz Yücel’i serbest bırakmamak için kurduğu cümlenin tıpkısını ABD’li rahip için söyledi: “Ben görevde olduğum sürece asla...” Ama yarattığı ekonomik kriz yüzünden, kendi iddialı çıkışlarını tekzip ederek Brunson’ı da bırakmak zorunda kaldı.

          Doğanın en önemli yasalarından biridir: Uyum sağlayanın ömrü uzar. Çevrelerine yeterince uyum sağlayamayanlar; ya bulundukları ortamdan gitmek sorunda kalır, ya da soylarının tükenmesini çaresizce izler. Doğadaki bu adaptasyon yasasını Türkiye siyaset tarihinde en iyi hayata geçiren kişi, bugün Türkiye’yi tek başına yöneten Erdoğan oldu. Diplomatik ve ekonomik gelişmelere göre sürekli pozisyon değiştirerek siyasi ömrünü uzatmakla yetinmedi, demokrasi tarihimizde karşılığı olmayan bir gücün de sahibi oldu.

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          11 Eylül’den sonra dünyanın aradığı “Müslüman demokrat” rolüne soyunarak Batı’nın desteğini yanına aldı. Kendi gücünü artırmak için yaptığı reformlar, “Yaşasın, askerin siyasetteki etkisi azalıyor” diye epeyce alkış aldı. Özellikle o dönem dünyadaki likidite bolluğu sayesinde Türkiye’ye akan düşük faizli kredilerle hayali bir ekonomik tablo yarattı. Üretim yerine ranta dayalı ekonomi; Erdoğan’ın maceracı diplomatik hamleleri ve batının sıkı para politikalarına dönmesi nedeniyle bir süre sonra teklemeye başladı.

          Otoriterleştikçe daha da yalnızlaştığını hisseden Erdoğan, dünya siyaset sahnesinde kartlar yeniden dağıtılırken yerini sağlamlaştırmaya çalıştı. Adaptasyon ustasının dünya dengelerindeki değişikliklerden faydalanma girişimi elinde patladı. Kurnaz bir kasaba tüccarı edasıyla her şeyi bir koza dönüştürme çabası, Türkiye’nin yumuşak karnına dönüşen ekonomi nedeniyle hüsranla sonuçlandı. Tutukladığı yabancı ülke vatandaşlarını, anavatanlarıyla pazarlıkta adeta bir rehine gibi kullanmak istedi. Ama 450 milyar doları aşan bir dış borç varken savurduğu bu tür tehditler de ciddiye alınmamaya başladı. Batı’nın ekonomik olarak bıçağın ucunu göstermesiyle yelkenleri suya indirmek zorunda kaldı. Çünkü ekonomik kriz, AKP’ye oy veren kitlenin büyük bir bölümünü oluşturan alt ve orta sınıfları derinden vurmaya başlamıştı.

          Bülent Mumay

          AKP’nin en çok övündüğü sağlık hizmetlerinden başlayalım… Dövize endeksli malzemelerinin sağlanamaması nedeniyle sağlık hizmetlerinde büyük aksamalar başladı. Türkiye’nin en büyük kamu hastanelerinden biri, görevli doktorlara “Maliyetlerdeki artış nedeniyle hayati olmayan operasyonları yapmayın” talimatı gönderdi. Talimata uymayan doktorların “devlet malını zarara uğratmak”tan yargılanabileceklerini hatırlatarak hem de… Büyük şirketler, yüklü borçlarını ödeyemeyince "yeniden yapılandırma” için bankaların kapısını çalmaya başladı. Konkordato ilan eden şirketlerin sayısı da dört haneli rakamlarla ifade ediliyor artık. Binlerce özel sektör çalışanı işini kaybederken, kamudakiler açlıkla savaşıyor. Devlet için çalışan her 10 kişiden 8’i borçlu. Kredi kartı ve ihtiyaç kredileriyle ayakta kalmaya çalışan kamu çalışanlarının yüzde 90’ı borcunu ödeyemiyor. Onlar kadar şanslı olmayanlar da var ne yazık ki. Birkaç gün önce açıklanan resmi rakamlara göre, son bir yıl içinde yaklaşık 2,7 milyon kişi işsizler ordusuna katıldı. Daha tehlikeli olan rakam şu: Her 5 gençten 1’i işsiz!

          Erdoğan bu tablonun nedenlerini ortadan kaldırmak yerine, sonuçlarıyla uğraşmaya başladı. Ekonomik daralma derinleştikçe, daha da otoriterleşeceğinin sinyallerini vermeye başladı. Hükümet yanlısı bir gazetecinin tekzip edilmeyen makalesine göre, “Ekonomik krizin gündemden düşürülmesi” için ekibine talimat verdi. Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı bir ülkede İçişleri Bakanı da valilere genelge göndererek, mallarına zam yapan esnafa baskın yapılmasını istedi! Ülkeyi yönetenler, ekonomik krizin etkilerinin bu yöntemlerle ortadan kaldırılmayacağını çok iyi biliyorlar. Kamuoyunun gözünü boyamak için krize karşı polisiye önlemler alırken, ekonomik krizi derinleştiren bir problemi ortadan kaldırmak zorunda kaldılar: Türkiye’de tutuklu ABD’li rahibi serbest bıraktılar… Hem de oldukça tanıdık bir hikayeyle.

          Weitere Themen

          Neden Türkiye’yi terk ediyorlar?

          İstanbul’dan mektuplar : Neden Türkiye’yi terk ediyorlar?

          Gezi’deki itirazları dinlemek yerine şiddeti sahaya sürenler, aslında bir sürgün kararı verdi. 2013’te aralanan o kapı hâlâ ardına kadar açık. İhanetle hatta terörist olmakla suçlananlar, neden ülkeyi terk etmeye devam ediyor?

          Ist das die Zukunft der Oper? Video-Seite öffnen

          „Figaros Hochzeit“ in 360° : Ist das die Zukunft der Oper?

          Ein Mozart für Morgen: Nicht mehr bloß zuhören, zuschauen, sondern mittendrin sein im Geschehen und in der Musik? Jan Schmidt-Garre inszeniert „Figaros Hochzeit“ für die 360-Grad-Kamera – und damit für eine Oper, die man so noch nie gesehen hat.

          Dünya Pulitzer, Türkiye hapis veriyor!

          İstanbul’dan mektuplar : Dünya Pulitzer, Türkiye hapis veriyor!

          “Yerli ve milli” sloganıyla siyaset yapan bir babanın çocuğu olarak, vergi ödememek için Malta’da off-shore şirketleri kurmak serbest! Hatta bu şirketler aracılığıyla o babanın yönettiği devletten ihale almak da serbest. Suçlu kim peki? Elbette haberini yapan gazeteci...

          Topmeldungen

          Rechte AfD-Abspaltung : Hauptsache: Dagegen!

          Beim ersten Auftritt vor seinen Anhängern nach der Neugründung rechnet André Poggenburg mit der AfD ab und verspricht, mit seiner neuen Partei AdP das Land zu retten.

          TV-Kritik: Maischberger : Verdruss als System

          Sanktionen für Hartz-IV-Empfänger sollen abschrecken. Und zwar auch alle, die noch nicht betroffen sind. Bei Sandra Maischberger wurden Zuschauer mit sozialem Schrecken geimpft – für ein System von gestern.
          Unser Sprinter-Autor: Martin Benninghoff

          FAZ.NET-Sprinter : Knapp davongekommen

          Theresa May und Alexis Tsipras überstehen die Misstrauensvota in ihren Parlamenten. Dennoch muss man sich derzeit – wer hätte das gedacht – mehr Sorgen um Großbritannien als um Griechenland machen.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.