https://www.faz.net/-iha-ae8r9

İstanbul’dan mektuplar : Erdoğan’ın yeni göçmen şantajı: AB parasıyla kaybeden demokrasi

  • -Aktualisiert am

Hand in der Tasche, Hände zur Raute: Recep Tayyip Erdogan und Angela Merkel beim Nato-Gipfel Mitte Juni in Brüssel. Bild: Reuters

Erdoğan, Anadolu’da yaşayan Heraklitos’un “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” cümlesini, aynı topraklarda 2500 yıl sonra tekzip ediyor. Avrupa’yı ikinci kez aynı tuzağa düşürüyor. Kaybeden yine Türkiye demokrasisi ve göçmenler oluyor.

          5 Min.

          Futbol dünyasının klişelerinden biridir: Kazanan 11 değiştirilmez. Gençlik yıllarında profesyonel olarak futbol oynayan Erdoğan’ın da hem bildiği, hem de uyguladığı bir taktiktir. Kazandığı sürece, ne herhangi bir şeyi ne de çevresindeki isimleri değiştirir. Aynı klişe, Erdoğan’ın taktikleri için de geçerlidir. Kendisine oyun kazandıran taktikten asla vazgeçmez. Benzer bir tabloyla karşılaştığında, cebindeki bilindik taktiği sahaya sürer. Batı’nın da işine gelen bu taktikle sergilenen oyunda yenilenler de pek değişmez. En az ofsayt kadar karmaşık mı oldu? Meseleyi açacağım, endişeniz olmasın. Ama size nasıl bir zeminde futbol oynandığını anlatmam gerek biraz…

          Zur übersetzten, für die deutschen Leser redaktionell bearbeiteten Fassung der Kolumne
          Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın

          Erdoğan, 20 yıla yaklaşan iktidarının en zorlu günlerini yaşıyor. 2002’de ekonomik krizin yıprattığı koalisyon hükümetini sandığa gömerek iktidara gelmişti, 20 yıl içinde Türkiye’yi çok daha derin bir ekonomik krizin içine soktu. Onlarca ekonomik veriyle kafanızı karıştırmak istemem, sadece son bir yıl içinde kapanan şirket sayısının yüzde 116 arttığını söyleyeyim. Erdoğan’ın periferisindeki işadamları dışında toplumun tüm kesimleri, ekonomik kriz yüzünden zor günler geçiriyor. Ama kriz en çok, Erdoğan’a sadık alt ve orta sınıfları vuruyor. Kriz nedeniyle kendi tabanındaki oylarının eridiğini gören Erdoğan; hayali düşman yaratma, milliyetçi ve İslamcı diskura sarılma, kutuplaştırıcı söylemi yükseltme gibi yöntemlerle seçmenlerini çevresinde tutmaya çalışıyor. Ancak tüm çabasına karşın erimeyi durduramıyor.

          Bülent Mumay
          Bülent Mumay : Bild: privat

          Erdoğan normal takvime göre seçimin yapılacağı 2023 yaklaşırken, mevcut tablonun kendisine zafer getirmeyeceğini gayet iyi biliyor. Kazanabilmek için yapabileceği pek bir şey kalmadığının farkında. Oylarını artırması pek mümkün görünmüyor. Kazanamayacağı bir tabloda, rakibine kaybettirmenin peşinde. Bu nedenle karşısındaki muhalefet ittifakını bölmek için çaba harcıyor. 2019’daki yerel seçimlerde muhalefet ittifakına dışarıdan destek veren Kürtleri koparmaya çalışıyor. PKK ile barış sürecini askıya alarak aşırı milliyetçi MHP ile ittifak kuran Erdoğan, -anketlerin yarattığı endişe nedeniyle- geçenlerde Kürtlerin sembol kenti Diyarbakır’ı ziyaret etti. Barış masasını kendisi devirmemiş gibi, “Kürt sorunu” ifadesini kullanarak çözüm sürecinin ilk işaretini verdiği Diyarbakır ziyaretine atıfta bulundu:  “2005 yılında ne dediysek aynı yerdeyiz.”

          Kürtlerin; partileri HDP’yi kapatmaya çalışan, belediyelerine kayyım atayan, siyasetçilerini hapse tıkan bir iktidara oy vermeyeceğini Erdoğan da çok iyi biliyor. Ama Kürtlerin muhalefete yeniden oy vererek kendisini Saray’dan taşınmaya zorlamasını önlemeye çalışıyor. Yine kazanmak değil, muhalefete kaybettirmek için bir hazırlık daha yapıyor. Seçim yasasını bir kez daha değiştirerek, sandıktaki tabloyu lehine dönüştürmeye çalışıyor. İstatistik oyunlarıyla siyasi ömrünü uzatmak istiyor. Bu arada; seçimin muhalefeti boğacak bir atmosferde yapılması için bir adım daha atıldı. 2016’daki darbe girişiminden sonra devreye giren Olağanüstü Hal uygulamaları 3 yıl daha uzatıldı. Yine uzun gözaltı süreleri, yine hükümete istediğini ihraç etme, dilediği şirkete el koyma hakkı verildi.

          Hatırlayanlarınız olacaktır; 2021’in ilk mektubunda, “Erdoğan mı Putin’i, Putin mi Erdoğan’ı taklit ediyor?” başlığını kullanmıştım. (https://www.faz.net/aktuell/feuilleton/brief-aus-istanbul/i-stanbul-dan-mektuplar/istanbul-dan-mektuplar-erdogan-mi-putin-i-putin-mi-erdogan-i-taklit-ediyor-17125973.html) Erdoğan ve Putin’in demokrasiyi boğmak için nasıl yarıştıklarını, otoriter adımların bazen ilk olarak Türkiye’de, bazen ise Rusya’da devreye girdiğini söylemiştim. Düzenleme her ne ise kısa süre sonra diğer ülkede uygulanıyordu. Gelenek ne yazık ki bozulmadı… Erdoğan’ın propaganda sorumlusu Fahrettin Altun, “yabancı ülke ya da kurumlardan fon alan” medya kuruluşlarına karşı yasal düzenleme hazırlayacaklarını duyurdu. Yani Rusya’nın “yabancı ajan” yasasının bir benzeri Türkiye’de yürürlüğe girecek. Basının yüzde 95’ini devlet kaynaklarıyla kontrol eden Saray, geriye kalan bağımsız kuruluşların başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası vakıflardan yardım almasını engelleyecek. İyi ki bu düzenleme birkaç yıl önce çıkmamış. Yoksa Fahrettin Altun’un yöneticiliğini yaptığı SETA Vakfı, AB fonlarıyla nasıl “Avrupa’da İslamofobi” raporu hazırlayabilirdi ki? Ya da Adalet Bakanlığımız hakim ve savcılarımızı, AB’nin fonlarıyla nasıl eğitebilirdi?

          Weitere Themen

          Wird 007 eine Frau? Brodelnde Gerüchteküche um James Bond Video-Seite öffnen

          Filmpremiere : Wird 007 eine Frau? Brodelnde Gerüchteküche um James Bond

          Wer folgt Daniel Craig als James Bond im Geheimdienst Ihrer Majestät? Selten wurde einer Entscheidung in der Filmwelt mehr entgegen gefiebert als dieser. Mit dem lang ersehnten Start von Craigs wohl letztem 007-Abenteuer "Keine Zeit zu sterben" brodelt auch die Gerüchteküche wieder.

          Topmeldungen

          Kahrs saß für die SPD fast zwölf Jahre im Parlament, zwei Jahre lang saß er dem Haushaltsausschuss vor.

          Cum-Ex-Ermittlungen : Die Spur führt ins Zentrum der Hamburger SPD

          Im Cum-Ex-Skandal ist die Rolle von SPD-Kanzlerkandidat Olaf Scholz weiterhin unklar. Nun wurde bei einem Vertrauten die Wohnung durchsucht. Weitere Beschuldigte sind ein ehemaliger Senator und eine Finanzbeamtin.

          Kampf um den Fraktionsvorsitz : Laschets Endspiel

          Armin Laschet hat den Augenblick verpasst, den Fraktionsvorsitz an sich zu ziehen. Wie auch immer die Sitzung der Unionsfraktion ausgeht, CDU und CSU wirken auf FDP und Grüne immer weniger attraktiv.
          CSU-Vorsitzender Markus Söder leitet keinen Regierungsauftrag aus dem Wahlergebnis ab

          Liveblog Bundestagswahl : Söder: „Ergebnis ist kein Regierungsauftrag“

          Habeck: „Die Frage, wer Vizekanzler wird, ist völlig irrelevant“ +++ Junge Grüne für Ampel, Junge Liberale wollen sich nicht festlegen +++Alle Entwicklungen zur Bundestagswahl im Liveblog.

          Tankstellen-Krise : Rufe nach Benzin für Ärzte in Großbritannien

          Der Tankstellen-Kollaps in Großbritannien bedroht nun das Gesundheitssystem und die wirtschaftliche Erholung des Landes. Medizinisches Personal fürchtet, nicht mehr in Krankenhäuser und Praxen fahren zu können.

          Newsletter

          Immer auf dem Laufenden Sie haben Post! Abonnieren Sie unsere FAZ.NET-Newsletter und wir liefern die wichtigsten Nachrichten direkt in Ihre Mailbox. Es ist ein Fehler aufgetreten. Bitte versuchen Sie es erneut.
          Vielen Dank für Ihr Interesse an den F.A.Z.-Newslettern. Sie erhalten in wenigen Minuten eine E-Mail, um Ihre Newsletterbestellung zu bestätigen.