https://www.faz.net/-ihe

Türkiye’de yaşam nasıl değişiyor

Bülent Mumay, 2015 Ekim ayına kadar Hürriyet’in internet yayın yönetmenliğini yaptı. Türkiye’de iktidarın politik baskısı nedeniyle bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı. 2016 Temmuzu’ndaki darbe girişiminden sonra bir süre gözaltında kaldı. Şimdi F.A.Z. için ülkesindeki değişimleri kaleme alıyor.

Seite 1 / 6

  • Religiöse Gentrifizierung: Moscheen-Neubau am Taksim-Platz im Beyoglu-Viertel in Istanbul

    İstanbul’dan mektuplar : Türkiye’nin en hızlı büyüyen holdingi: Diyanet A.Ş.

    Yasaklarla, TOMA’larla Beyoğlu’nu bitirdiler. Kültür ve sanatın kalbinin birkaç yüzyıldır attığı yer, adım adım kitch’liğin merkezine dönüştü. İstanbul’da oluşan alternatif gettoları da rahat bırakmaya niyetleri yok. Bomonti Bira Fabrikası’nın Diyanet’e devredilmesi oldukça planlı bir adım gibi görünüyor.
  • Wahlkampf aus dem Gefängnis: Selahattin Demirtas von der pro-kurdischen Partei HDP wirbt auf einem Plakat neben dem des Amtsinhabers Erdogan um Stimmen bei der Präsidentenwahl im Juni 2018.

    İstanbul’dan mektuplar : Türkiye demokrasisinin üvey evlatları: Kürtler

    Ankara, daha seçilmelerinin üzerinden 5 ay bile geçmeden HDP’li 3 belediyeye neden kayyum atadı? Erdoğan, muhalefetin milliyetçi oylarını almak ve Kürtleri sandığa küstürerek muhalefet blokundan koparmak istiyor. Nihai hedef ise İstanbul seçimleriyle birlikte karşısında oluşan muhalefet blokunu, 2023 Saray seçimlerinden önce parçalamak.
  • Mobilisiert die Massen: Istanbuls Oberbürgermeister Ekrem Imamoglu

    İmamoğlu : Avrupa’ya sırtınızı asla dönemezsiniz

    AKP’yi 3 ay arayla iki kez yenerek İstanbul’u kazanan İmamoğlu, başarısının dünyada yükselen popülizme karşı bir örnek olduğu görüşünde. Saray’a uzanma konusunda pek de çekingen görünmeyen İmamoğlu, Türkiye’nin Batı’dan kopamayacağını savunuyor.
  • Diese Verhaftung blieb nicht verborgen: Am 1. Mai dieses Jahres kamen im Istanbuler Stadtteil Besiktas Menschen zu einer Demonstration zum Tag der Arbeit zusammen. Sie wollten zum Taksim-Platz, viele wurden, wie auf unserem Bild zu sehen, von der Polizei festgenommen.

    İstanbul’dan mektuplar : Gülenciler, neden kendilerine sahip çıkacak kimse bulamıyor?

    15 Temmuz ihanetinin bir resmi bilançosu var, bir de 90’lardan beri değişmeyen bir gayriresmi gerçeği… Darbe soruşturması kapsamında güpegündüz kaçırılan 6 kişi kimsenin umrunda değil. Gülencilere yönelik insan hakları ihlali iddialarına tepkilerin cılız olması sebepsiz değil; Türkiye’nin yakın geçmişi insan haklarına birlikte sahip çıkmayı güçleştiriyor.